10 Ağustos 2007 Cuma

yakın çevremizde inanılmaz tarıh..







Meğersem biz öyle bir şehre gelmişizkii kendimizin bile bundan haberi yokmuş. Burası öyle bir yermişki görülcek çok fazla güzellik bizi bekliyormuş, artık yakın çevremizden aldığımız duyumlar giderek artıyordu gezilecek yerler listelenmesi gerekiyordu. Bir başlangıç lazımdı elbetki çevremiz bunun için biçilmiş kaftandı. Çarşıya gezmeye çıktığmızda yada karnımız acıktığında çıktığımızda bile büyülenir olmuştuk..

gittiğimizin ilk cuması hemen atmosfere dahil olmustukk o aksam konser vardı.. VE etraf ınanılmaz kalabalıklasmıstı bırden sanki herkes Old Town'a hücum etmıstı...

09 Ağustos 2007 Perşembe

Polonya'nın kızları güzel olur!!

Kim demişse tabiyki lafım yok kesinlikle doğru demiş :) Ama yani bunu bize bu kadar erken göstermelimiydi onu bilemiyorum. Daha sokağa adımımızı attığmız anda bir defilenin önünde bulduk kendimizi. Şehrin meşhur (!) alışveriş merkezi Madisona gidişimiz elbetki gunler sonra olmadı.. İlk merak ettğimiz şey çarşıda neler var olmuştu :) Neler olduğunu çok yakından görerek şahit olduk...
Hele hele karnımız zil çalarken müthiş lezzetli dondurmaları gözümüze coktan kestirmiştik bile, hiç bir kurtuluşları yoktu.. Ve tam tahmin ettığımız gıbı vazgeçilmezimiz olmuştu o gunden itibaren :)

Ve yeni sabahına uyandığımız şehirde !

Artık gelmiştikk..
Uçaktan inip havaalanında vize konttrol işlemlerimizi yapan memuru gördukten sonra nereye geldiğimizi anladık diğer anlar bir rüya gibiydi. Uçarak gelmiştik. Kendimi yabancı filmlerin içindeki figüran gibi hissetmeye o andan itibaren başlamıstım :) Bize neden ve nereye geldiğimizi hangi sebepler kac kişi geldiğimizi sormuştu.. hemde sorguya çeker gibi konusmanın sonundaki soğuk gülümsemeside olmasaydı bilmiyorum ilk an izlenimlerim yazılcak gibi olmazdı.. Gdansk küçüktü hava alanından bile belliydi. ilkel havaalnını gorunce şasırmıstıkk..Ama kapı da bizi bekleyen partnerimiz ve getirdiği otobus sevınmemıze yetmişti.. Birileri, tanımadığımız birileri bilmediğimiz bir yerde bizi krşılamaya gelmişti, ve cok sıcak davranmıştı ...Küçük bir sehir turu niteliğinde süren otobüs yolculuğumuz bir perili köşkü andıran dev br binanın önünde bitmişti, kalacağımız yerdeydik.
Kilolarca ağırlığındaki 3ay için hazırladığımız bir leş agırlığında olan valizlerimizle 2 kat yukarıda olan odamıza çıkmak hiçte kolay olmadı :) Oda arkadaşlarımızla buluşup hangı odanın ve nasıl bir odanın bizi beklediğini artk görmek istiyordukk..Tabikii insan hiç bir zaman umduğunu bulamaz değilmi ?? Bu acı gerçeği bildiğimiz halde hala beklentilerimiz vardı, ne de olsa insandık..
Odamızın penceresinden görünen evlerr bir harikaydı.. Tamam itiraf ediyorum odamız bir harika değildi ama bizim odamızdı :)

20 hazıran sabahıı.. uçuşş anları















İşte ve Gdansk yolculuğumuz başladığı andan itibaren uçuş yolumuzdan iizlenimler :)
Müthiş heyecanlı ve müthiş yoğun gunun sonunda Sabah 04.00 sularında Esenboğa'dan kalkacak olan uçağımıza doğru yola cıkmaya başlamıştık bile.. Büyük bir heyecanla ve uçağa binmenın vereceği ufak ama keyifli korkuyla bekliyordukk :)
Havaalanında fotğraf çekmenın yasak olmasına rağmen yasakları delerek fotoğraflarımızı çekmeye baslamıstık bılee bizi kimseler durduramazdı artıkk :)
İşte korkacağımızı sandığımız anlardan sonra sonunda gökyüzünde süzülüyorduk bile.. Burdan benim gibi ilk kez uçağa binecek olanlara duyurulur uçmakk cok KEYİFliiii .. Bir düşünsenize böyle bir manzarayı başka nasıl izleyebilir ki insan ...
Daha uçağa ilk binişmizden belliydi bizi çok eğlenceli bir serüvenin beklediği.. İşte ilk durağımız munih havaalanı ve biz hitap eden bir sergi :)
Münih'te yaklasık 1 saat durakladıktan sonra artık yolculuğumuza devam etmenın zamanı gelmiştii.. İşte gonuste bır otobus kadar olarak bızı hayal kırıklığına uğratan ikinici uçağımız gercekten enteresandı .. 1 bucuk saatlık Münih- Gdansk seferimiz başlamak üzereydi..

Geç oldu ama Güç olmasın diyerekten BAŞLIYORUM :)

Gönül isterdi ki bu blogumuzu hergün re-fresh edelim ,ve ilk gunden itibaren yazıyor olalım ama işte bugüne kısmetmiş diyelimm. Elbetki elimizdeki imkanlarımız elverseydi. Hiç aksatmadan mukhemmel bir blog hazırlamıs olacaktık.. Ama işte geç olsun güç olmasın diyerek 09 ağustos 2007 günü bunu burada baslatıyorum . 20 eylul - 09 ağustos günleri arasını haftalara bölerek anlatmayı, paylaşmayı düşünüyorum.. Tabiki ayrıntıları atlamadan Pınar'ım da bana unuttuğum yerlerii hiç şüphem yok hatırlatıcak ve kendi çerçevesinden aktaracaktırr.. Herkese iyi takipler diliyorum . VE sımdıden ılgınıze teşekkür ediyorum :)