Uçaktan inip havaalanında vize konttrol işlemlerimizi yapan memuru gördukten sonra nereye geldiğimizi anladık diğer anlar bir rüya gibiydi. Uçarak gelmiştik. Kendimi yabancı filmlerin içindeki figüran gibi hissetmeye o andan itibaren başlamıstım :) Bize neden ve nereye geldiğimizi hangi sebepler kac kişi geldiğimizi sormuştu.. hemde sorguya çeker gibi konusmanın sonundaki soğuk gülümsemeside olmasaydı bilmiyorum ilk an izlenimlerim yazılcak gibi olmazdı.. Gdansk küçüktü hava alanından bile belliydi. ilkel havaalnını gorunce şasırmıstıkk..Ama kapı da bizi bekleyen partnerimiz ve getirdiği otobus sevınmemıze yetmişti.. Birileri, tanımadığımız birileri bilmediğimiz bir yerde bizi krşılamaya gelmişti, ve cok sıcak davranmıştı ...Küçük bir sehir turu niteliğinde süren otobüs yolculuğumuz bir perili köşkü andıran dev br binanın önünde bitmişti, kalacağımız yerdeydik.
Kilolarca ağırlığındaki 3ay için hazırladığımız bir leş agırlığında olan valizlerimizle 2 kat yukarıda olan odamıza çıkmak hiçte kolay olmadı :) Oda arkadaşlarımızla buluşup hangı odanın ve nasıl bir odanın bizi beklediğini artk görmek istiyordukk..Tabikii insan hiç bir zaman umduğunu bulamaz değilmi ?? Bu acı gerçeği bildiğimiz halde hala beklentilerimiz vardı, ne de olsa insandık..
Odamızın penceresinden görünen evlerr bir harikaydı.. Tamam itiraf ediyorum odamız bir harika değildi ama bizim odamızdı :)


0 yorum:
Yorum Gönder